Sultanradyo
SultanGroup @ Designed By GüLe SevdaLi
 
.
 Anasayfa
 
. ..
.
 

MÜBAREK GÜN VE GECELER:

 
Ramazan'da yapılabilecek etkinlikler    
Soru:   Ramazan’da ne gibi etkinlikler yapılabilir?

Cevap: Bismillahirrahmanirrahim.

Ramazan’da yapabileceğimiz etkinliklerden bazılarını sayalım:

a- Beş vakit namaz kılma kampanyası ve seferberliği başlatılır. Müslümanım diyen herkes bu konuda birleşir.

b- Namaz kılan hür ve mukim erkeklerin cemaate, camiye devam etmeleri için yoğun bir kampanya başlatılabilir.

Esasen, namazsız Müslümanlık olmaz. Namaz, İslâmi hayat tarzının merkezinde yer alan odak bir ibadettir. Yani bir başka ifade ile namaz, İslâm’ın olmazsa olmazıdır.

“Lâ ilâhe illALLAH: ALLAH’tan başka ilâh yoktur” esasına dayanan tevhîd inancı; namazla eyleme dönüşür. Namazı dosdoğru kılan mümin; yalnız ALLAH’a kul olmakla, paranın, şehvetin, mîdenin, modanın kulu olma, kula kul olma zilletinden kurtulur; gerçek özgürlüğe kavuşur.

İslâm’ın ilk farzı: Tevhîd akîdesine iman, ikincisi de namazdır. İlk nazil olan Alak sûresi “Oku!” diye başlar, secde emriyle biter. İkinci inen Müddessir sûresinin 3.âyeti ise “Rabbini tekbir et” olup bu emir namazın temeli ve esasıdır. İslâm’da ilk farz kılınan ibâdet namazdır. “Ey Muhammed! İman eden kullarıma söyle! Namazlarını dosdoğru kılsınlar, kendisinde alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan ALLAH için gizli-açık harcasınlar.” (İbrahim sûresi:31) âyet-i kerimesi namazı, îmanın ilk göstergesi sayar. Yine Kur’ân-ı Kerim’e göre, salih mü’minlerin ilk özelliği: “Namazı dosdoğru kılanlar” olmaktır. Abdullah b. Ömer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz de, tevhid’den sonra namazı emretmiştir:

“İslâm beş şey üzerine kurulmuştur: ALLAH Teâlâ’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in ALLAH Teâlâ’nın Resûlü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacc etmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhari, İman: l, 2, Müslim, İman: 19-22, Tirmizi, İman: 3, Nesei, İman: 13)

Namaz en faziletli ve kapsamlı ibadettir: ALLAH’ı tesbih ve tekbir etme, hamd, şükür, tevbe, istiğfar, O’ndan yardım dileme, duâ, niyaz, yalvarma, zikir... hepsi namazın içindedir. Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin: “Gözümün nurudur” (Nesai, Işretü’n-Nisa: 1, No: 3939; 7/61) diye nitelediği namaz; ‘Müminin miracı’, ‘Cennetin anahtarı’ ve ‘Dinin direği’ şeklinde tanımlar. Kısacası namaz: İslâm’ın olmazsa olmazıdır. Bakın Kur’ân-ı Kerim’de bildirildiğine göre Cennettekiler, Cehennemde olanlara sorarlar:

“Sizi şu yakıcı ateşe, cehenneme sokan, sevkeden nedir? Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik!” (Müddessir sûresi: 42-43) Cabir b. Abdullah (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

“Gerçekten kişi ile şirk ve küfrün arasında yalnız namazı terk etmek vardır.” (Müslim, İman: 134) buyurur.

Namaz, beş vakit olarak farz kılınmıştır. Günlük hayatın hızlı koşusu içinde ALLAH’ı, ahireti, ölümü, görev ve sorumluluklarını unutan insan, günde beş kez kendini ALLAH’ın huzuruna çıkmaya çağıran ezanla kulluğunu hatırlar ve dirilir.

Unutkan bir varlık olan insan için her namaz vakti çok büyük bir inkılabın başlangıcıdır; şirk bataklığından tevhid atmosferine, geçici dünya zevklerinden ebedi ahiret lezzetlerine, şeytanın etki alanından ALLAH’ın hakimiyetine geçiş vakti.

Ve bu değişim, diriliş süreci abdestle başlar. Abdestle maddi-manevi günah ve kirlerden temizlenen mümin, yönünü kıbleye yani Kâbe’ye döner; kalbini, gönlünü, duygu ve düşüncelerini ALLAH’a odaklar; diğer kıblelerden yüz çevirir.

 

                            Ramazan ayını iyi değerlendirelim

Ramazan ayına bir kez daha yaklaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Neler tavsiye edersiniz?

Cevab:  Bismillahirrahmanirrahim.

Yüce ALLAH’ın lütfu ile sağlık ve esenlik içinde, Müslümanlar olarak arınma ve yenilenme bilincimizin tazelendiği, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta huzur, dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşandığı, manevi derecesi çok yüksek ve kazancı pek büyük olan af, mağrifet ve bereket mevsimi yeni bir Ramazan ayına ulaşmış bulunuyoruz, elhamdulillah… Hepimize mübarek olsun! Yüce ALLAH’ın engin rahmet, mağfiret ve bağışlamasının diğer zamanlara göre daha fazla olduğu, sosyal dayanışma ve yardımlaşmanın güzel örneklerinin verildiği Ramazan ayına bir kez daha erişmenin, sahura kalkarak bu ayın manevi atmosferine girmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı ve yapılan amellerin mükafatlarının sınırsız olarak verildiği Ramazan ayına tekrar kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Kendi ailemizin nafakası ile birlikte ihtiyaç içerisinde bulunan insanların yokluklarıyla da ilgilenmenin verdiği hazzı tadıyoruz. Rahmet ve merhamet ayı olan Ramazan’da hem gönül soframızı, hem ocağımızı insanlara açmak suretiyle paylaşmanın ve yoklukta var olmanın mutluluğunu taşıyoruz.

Bu mübarek ayın geceleri de, gündüzleri de çok iyi değerlendirilmeli, elden geldiğince ibadete, hayır ve hasenata ağırlık verilmelidir. Çünkü, çok kârlı bir uhrevî kazanç mevsimidir.

Ramazan ayı, rahmet, mağfiret ve kurtuluş ümidinin tazelendiği, ibadet ve nefis muhasebesi ile gönüllerin arındığı, yardımlaşma, dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun canlanarak ayrı bir sosyal bütünleşmenin yaşandığı müstesna bir zaman dilimidir. Eriştiğimiz bu Ramazan’ın ayının, her bir mü’min için getirdiği rahmet, mağfiret ve kurtuluş müjdesinden bütün mü’minlerin ve insanlığın hissedar olmasını; bütün milletimize, İslâm âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. Teravih namazları, iftar sofraları, okunan mukabeleler, davetler vb. davranışlar ile adeta “Sosyal Barışın” da sembolü olan Ramazan ayınızı tebrik eder, bütün güzelliklerin sizlerin olmasını temenni ederiz.                             

Yıl içerisinde gönüllerin yumuşadığı, rahmet kapılarının açıldığı geceler, günler ve aylar vardır. İşte bunlardan biri de Hz. Peygamber (S.A.V.)Efendimizin “Evveli rahmet,  ortası  mağfiret ve sonu cehennemden  azad olmaktır.” (Beyhekî, Şuabü’l-İman, 3/305, N0: 3608) diye haber verdiği Ramazan ayıdır. Bu bakımdan Ramazan ayı; bir müjdeleme, bir uyarma, bir toparlanma, bir daha iyiye gitme ayıdır.

Bu ay, öğrenmek, anlamak ve gereklerini yerine getirmek üzere okuyan herkesin zihninde ve kalbinde farklı, kalıcı ve derin izler bırakan yeryüzünde en çok okunan Kur’an-ı Kerim’in indirildiği ve aynı zamanda nimetlerin kadrinin bilinmesine vesile olan, insanda şükran hisleri uyandırarak, yoksulların çaresizlerin halinden anlama şuuru veren ve maddenin esaretinden kurtararak “sabır” denilen en yüksek ahlaki bir meziyete eriştiren bir ibadet olan oruç ibadetinin farz kılındığı bir aydır. Ramazan sabır ve tahammül ayıdır. Bu ayda öfkelenmeyelim, kimsenin kalbini kırmayalım. Haklı da olsak, bazı haklarımızdan vazgeçelim, fitne ve fesat çıkmasını önleyelim.

Mehmet Talü

 

 

 

 

...

 

 

.
.Mübarek Günler