|
Soru:
Ramazanda ne gibi etkinlikler yapılabilir?
Cevap:
Bismillahirrahmanirrahim.
Ramazanda
yapabileceğimiz etkinliklerden bazılarını sayalım:
a- Beş vakit namaz kılma
kampanyası ve seferberliği başlatılır. Müslümanım diyen herkes bu konuda
birleşir.
b- Namaz kılan hür ve
mukim erkeklerin cemaate, camiye devam etmeleri için yoğun bir kampanya
başlatılabilir.
Esasen, namazsız
Müslümanlık olmaz.
Namaz, İslâmi hayat tarzının merkezinde yer alan odak bir ibadettir. Yani
bir başka ifade ile namaz, İslâmın olmazsa olmazıdır.
Lâ
ilâhe illALLAH: ALLAHtan başka ilâh yoktur esasına dayanan tevhîd inancı;
namazla eyleme dönüşür. Namazı dosdoğru kılan mümin; yalnız ALLAHa kul
olmakla, paranın, şehvetin, mîdenin, modanın kulu olma, kula kul olma
zilletinden kurtulur; gerçek özgürlüğe kavuşur.
İslâmın ilk farzı: Tevhîd akîdesine iman, ikincisi de namazdır. İlk nazil
olan Alak sûresi Oku! diye başlar, secde emriyle biter.
İkinci inen Müddessir sûresinin 3.âyeti ise Rabbini tekbir et
olup bu emir namazın temeli ve esasıdır. İslâmda ilk farz kılınan ibâdet
namazdır. Ey Muhammed! İman eden kullarıma söyle! Namazlarını
dosdoğru kılsınlar, kendisinde alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün
gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan ALLAH için gizli-açık
harcasınlar. (İbrahim sûresi:31) âyet-i kerimesi namazı, îmanın
ilk göstergesi sayar. Yine Kurân-ı Kerime göre, salih müminlerin ilk
özelliği: Namazı dosdoğru kılanlar olmaktır. Abdullah b.
Ömer (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz de, tevhidden
sonra namazı emretmiştir:
İslâm beş şey üzerine
kurulmuştur: ALLAH Teâlâdan başka ilah olmadığına ve Muhammedin ALLAH
Teâlânın Resûlü olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacc
etmek ve Ramazan orucunu tutmak.
(Buhari, İman: l, 2, Müslim, İman: 19-22, Tirmizi, İman: 3, Nesei, İman: 13)
Namaz
en faziletli ve kapsamlı ibadettir: ALLAHı tesbih ve tekbir etme, hamd,
şükür, tevbe, istiğfar, Ondan yardım dileme, duâ, niyaz, yalvarma, zikir...
hepsi namazın içindedir. Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.)
Efendimizin: Gözümün nurudur (Nesai, Işretün-Nisa: 1,
No: 3939; 7/61) diye nitelediği namaz; Müminin miracı, Cennetin anahtarı
ve Dinin direği şeklinde tanımlar. Kısacası namaz: İslâmın
olmazsa olmazıdır. Bakın Kurân-ı Kerimde bildirildiğine göre
Cennettekiler, Cehennemde olanlara sorarlar:
Sizi
şu yakıcı ateşe, cehenneme sokan, sevkeden nedir? Onlar şöyle cevap
verirler: Biz namaz kılanlardan değildik! (Müddessir sûresi:
42-43) Cabir b. Abdullah (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.)
Efendimiz:
Gerçekten kişi ile şirk
ve küfrün arasında yalnız namazı terk etmek vardır.
(Müslim, İman: 134) buyurur.
Namaz, beş vakit olarak
farz kılınmıştır. Günlük hayatın hızlı koşusu içinde ALLAHı, ahireti, ölümü,
görev ve sorumluluklarını unutan insan, günde beş kez kendini ALLAHın
huzuruna çıkmaya çağıran ezanla kulluğunu hatırlar ve dirilir.
Unutkan bir varlık olan
insan için her namaz vakti çok büyük bir inkılabın başlangıcıdır; şirk
bataklığından tevhid atmosferine, geçici dünya zevklerinden ebedi ahiret
lezzetlerine, şeytanın etki alanından ALLAHın hakimiyetine geçiş vakti.
Ve bu değişim, diriliş
süreci abdestle başlar. Abdestle maddi-manevi günah ve kirlerden temizlenen
mümin, yönünü kıbleye yani Kâbeye döner; kalbini, gönlünü, duygu ve
düşüncelerini ALLAHa odaklar; diğer kıblelerden yüz çevirir.
Ramazan ayını iyi değerlendirelim
Ramazan ayına bir kez daha yaklaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Neler tavsiye
edersiniz?
Cevab:
Bismillahirrahmanirrahim.
Yüce
ALLAHın lütfu ile sağlık ve esenlik içinde, Müslümanlar olarak arınma ve
yenilenme bilincimizin tazelendiği, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal
hayatta huzur, dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşandığı, manevi
derecesi çok yüksek ve kazancı pek büyük olan af, mağrifet ve bereket
mevsimi yeni bir Ramazan ayına ulaşmış bulunuyoruz, elhamdulillah
Hepimize
mübarek olsun! Yüce ALLAHın engin rahmet, mağfiret ve bağışlamasının diğer
zamanlara göre daha fazla olduğu, sosyal dayanışma ve yardımlaşmanın güzel
örneklerinin verildiği Ramazan ayına bir kez daha erişmenin, sahura kalkarak
bu ayın manevi atmosferine girmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin
yaşandığı ve yapılan amellerin mükafatlarının sınırsız olarak verildiği
Ramazan ayına tekrar kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Kendi ailemizin
nafakası ile birlikte ihtiyaç içerisinde bulunan insanların yokluklarıyla da
ilgilenmenin verdiği hazzı tadıyoruz. Rahmet ve merhamet ayı olan Ramazanda
hem gönül soframızı, hem ocağımızı insanlara açmak suretiyle paylaşmanın ve
yoklukta var olmanın mutluluğunu taşıyoruz.
Bu
mübarek ayın geceleri de, gündüzleri de çok iyi değerlendirilmeli, elden
geldiğince ibadete, hayır ve hasenata ağırlık verilmelidir. Çünkü, çok kârlı
bir uhrevî kazanç mevsimidir.
Ramazan ayı, rahmet, mağfiret ve kurtuluş
ümidinin tazelendiği, ibadet ve nefis muhasebesi ile gönüllerin arındığı,
yardımlaşma, dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun canlanarak ayrı bir
sosyal bütünleşmenin yaşandığı müstesna bir zaman dilimidir. Eriştiğimiz bu
Ramazanın ayının, her bir mümin için getirdiği rahmet, mağfiret ve
kurtuluş müjdesinden bütün müminlerin ve insanlığın hissedar olmasını;
bütün milletimize, İslâm âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini Yüce
Rabbimizden niyaz ediyorum. Teravih namazları, iftar sofraları, okunan
mukabeleler, davetler vb. davranışlar ile adeta Sosyal Barışın
da sembolü olan Ramazan ayınızı tebrik eder, bütün güzelliklerin sizlerin
olmasını temenni ederiz.
Yıl içerisinde gönüllerin yumuşadığı, rahmet
kapılarının açıldığı geceler, günler ve aylar vardır. İşte bunlardan biri de
Hz. Peygamber (S.A.V.)Efendimizin Evveli rahmet, ortası
mağfiret ve sonu cehennemden azad olmaktır. (Beyhekî,
Şuabül-İman, 3/305, N0: 3608) diye haber verdiği Ramazan
ayıdır. Bu bakımdan Ramazan ayı; bir müjdeleme, bir uyarma, bir toparlanma,
bir daha iyiye gitme ayıdır.
Bu ay, öğrenmek, anlamak ve gereklerini
yerine getirmek üzere okuyan herkesin zihninde ve kalbinde farklı, kalıcı ve
derin izler bırakan yeryüzünde en çok okunan Kuran-ı Kerimin indirildiği
ve aynı zamanda nimetlerin kadrinin bilinmesine vesile olan, insanda şükran
hisleri uyandırarak, yoksulların çaresizlerin halinden anlama şuuru veren ve
maddenin esaretinden kurtararak sabır denilen en yüksek
ahlaki bir meziyete eriştiren bir ibadet olan oruç ibadetinin farz kılındığı
bir aydır. Ramazan sabır ve tahammül ayıdır. Bu ayda öfkelenmeyelim,
kimsenin kalbini kırmayalım. Haklı da olsak, bazı haklarımızdan vazgeçelim,
fitne ve fesat çıkmasını önleyelim.
Mehmet Talü |