|
Hayır ve
bereketin ne olduğunu gösteren sahuruyla cömertliği, ikramı ve paylaşmayı
öğreten iftarıyla, ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan
teravihiyle, okunan ve dinlenen Kuran-ı Kerimin feyziyle, toplumun sosyal
yaralarını şifalı elleriyle saran zekât ve fitreleriyle arınma ve yenilenme
bilincimizin tazelendiği rahmet ve mağfiret ayı Ramazanın sonuna yaklaşırken
bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir gecesine erişmenin heyecan ve
mutluluğunu yaşamaktayız. Gönüllerimiz, bir taraftan maddi ve manevi birçok
hikmeti, rahmeti, bereketi ve mağfireti, ferdi ve sosyal hayatımıza canlılık
kazandıran, pek çok güzelliği ve bereketi bünyesinde barındıran Ramazan
ayının sonuna yaklaşmanın hüznünü, diğer taraftan da bin aydan daha hayırlı
olduğu bildirilen Kadir gecesine ulaşmanın heyecan ve mutluluğunu hakikaten
yaşamaktadır.
Kadir Gecesi,
İslam alemince mübarek kabul edilen beş büyük gecenin en mübarek gecesidir
ki, bin aydan hayırlıdır. Hiç şüphe yok ki vakitler aslında birbirine
eşittir. Bir vakit diğer bir vakitten kendiliğinden üstün olamaz. Öyleyse
bir vaktin diğer vakitlerden daha şerefli ve faziletli olması mutlaka o
vakitte meydana gelen bir yüce işten ve mübarek bir olaydan
kaynaklanmaktadır. Zaman ve mekanlar kendilerinde meydana gelen büyük ve
önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir gecesi hayırlarla dolu olayların
meydana geldiği bir gecedir.
Kadir Gecesini,
bu derece
yücelten husus: İnsanlık alemini küfürden imana, zulmetten nura ve huzura
kavuşturan, beşer tarihinin en önemli hadisesi, dünyanın en büyük inkılabını
yapan, cihanı saran cehalet, küfür karanlıklarını giderip dünyayı aydınlatan
Kuran-ı Kerîmin, Hira mağarasında ibadet ve tefekküre
çekilmiş bulunan Hz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.)e bu geceden itibaren
inmeye ve beşeriyetin ufuklarını aydınlatmaya başlamış olmasıdır. Gelişiyle
birlikte oluşturduğu mânâ iklimiyle gönül dünyamızı mamur eden, iç
âlemimizi zenginleştiren Kadir gecesi, kâinatın anlamını getiren gecedir. O
yaratılış bilgisinin ders kitabı ve bütün kainatın ve varoluşun özeti olan
Kuran-ı Kerimin indirildiği gecedir. Kuran-ı Kerim gibi insanlık için bir
hidayet rehberi olan kadri yüce bir kitabın böyle bir gecede inmesi ona
müstesna bir şeref kazandırmış, kadrini yüceltmiştir ki, Kadir Gecesi; çok
kıymetli gece demektir.
Evet,
kıyamete kadar gelecek olan yüzmilyarlarca insana dünya ve ahirette
rehberlik edecek olan bir kitab ki o da Kuran-ı Kerîmdir. Onun geliş gün
ve gecesi ve bunun yıldönümleri elbette böyle müstesna bir gün ve gece
olmalı, bayramlar ve merasimlerle kutlanmalıdır. Gerçekten de Kadir
Gecesi, bütün İslâm aleminin mukaddes kabul edip ihya ettiği,
Kuran-ı Kerimin ifadesiyle Bin aydan daha hayırlı olan
en mübarek bir gecedir. Bu mübarek gece her yıl, İslâm dünyasının dört bir
tarafında derin bir huşu ve hürmet ile karşılanır ve uğurlanır. İslâm
aleminin saadet ve selâmeti, müminlerin mağfiret-i ilâhiyyeye nail olmaları
için bu mübarek gecede milyonlarca müslümanın elleri semaya açılır.
Camilerimiz, mescidlerimiz bu gece, sabaha kadar üstlerine gökten yağan
nurlar ile, kendilerini dolduran Müslümanlardan taşan nurlar arasında
parıldar durur. Bu gecede camilerimizi kubbelerine kadar dolduran dualar
bütün bir yıl ümmet-i Muhammed üzerinde ilahî bir rahmet olur. Bu gece,
camilerimizde, mescidlerimizde tan ağarıncaya kadar Kuran-ı Kerîm okunur,
dinlenir, namaz kılınmak ve dua-niyaz yapılmak suretiyle ihya edilir. Bu
mübarek gecenin hepimiz ve bütün İslâm alemi için maddî ve manevî hayırlara
bereketlere ve afv ü mağfirete nail olmamıza vesile olmasını Cenab-ı
Hakkdan niyaz ederiz. Ve bilhassa idrak ettiğimiz bu mübarek gecenin; çağın
getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan
kalplere, ümitsiz, karamsar, günleri gafletle geçen kimselere gerçek manada
maddi ve manevi bir kandil olması için dua ve niyaz
ediyoruz.
Mehmet Talü |
|