|
İkincisi:
Receb ayının ilk Cuma gecesine tesadüf eden Regaib Kandili
gecesidir. Bu gece; bir rivayete göre Yüce Peygamber (S.A.V.) Efendimiz
Hazretlerinin dünyaya teşriflerine vesile olan ve Peygamberlik nurunun Hz.
Âmineye intikal ettiği bir gecedir. Regaib Kandili, Yüce ALLAHın af ve
mağfiretinin istendiği, umut, huzur ve ilahî müjdelerle dolu bir gecedir.
Yine bu gece; Mîrac, Berat ve bin aydan hayırlı olan Kadir gecesinin
müjdecisidir.
Üçüncüsü:
Receb ayının yirmiyedinci gecesi, Mîrac Kandili gecesidir.
Bu gece, âlemlerin rahmetçisi, müminlerin şefaatçisi o Yüce Peygamberin
Mîrac Mucizesinin tahakkuk ettiği, Yaradanın Cemâl-i Bâkemâliyle
müşerref olduğu, Cenâb-ı zülcelâl Hazretlerinden biz ümmetlerinin afvını
dilediği bir gecedir.
Dördüncüsü:
Şaban ayının
onbeşinci gecesi, Berat Kandili gecesidir. Bu gece, Cenâb-ı
Hakkın; tevbe eden Muhammed ümmetinin günahlarını afvederek, mağfiret
beratlarını verdiği bir gecedir.
Beşincisi:
Ramazan ayının yirmiyedinci gecesi Kadir Gecesidir. Bu
gecenin, içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha faziletli olduğu,
ALLAH Teâlâ tarafından haber verilmiştir.
Bu mübarek gecelerde
ALLAH Resulü, Cenab-ı Hakktan bazı ihsanlara nail olmuştur. Bizler de onun
hatırasını yadetmek için bu geceleri kutluyoruz ve umuyoruz ki Cenab-ı Hakk
bu gecelerin şerefine, rahmetin sağanak sağanak yağdığı bu bereketli anlarda
bizi ilahî hayırlardan mahrum bırakmaz.
İşte bu geceler, ezelen
ve ebeden âtıfeti sonsuz, ihsânı bitmez, lûtfu tükenmez olan ALLAH Teâlânın
ezelî ve ebedî inâyetine mazhar geceler; kadın-erkek, genç-ihtiyar ferdler,
evlerde aileler, Tevhîd mabedinde Hakka yönelmiş saflar, câmide gözü yaşlı,
bağrı yaralı cemâatler, ihlaslı müslümanlar, ihlâslı insanlar olarak ALLAH
Teâlâdan yardım, Resûl-i zîşândan şefâat niyâz edecek, îmân ve irfân
zulâliyle bir daha susamamasıya kanacak, üstün insânlık vasfı kazanacak
anlardır; kutlu zamânlardır.
Bu mübarek gecelerde
kılınması gerekli özel bir namaz bulunmamakla birlikte, bu gecelerin
fazileti ve yapılacak duaların kabul edilme ümidinin fazla olması sebebiyle
diğer gecelere göre daha iyi bir şekilde bunların ihya edilmesi gerekir.
Özellikle kaza namazı kılma, teheccüt namazını artırma, Kuran-ı Kerim okuma,
tesbih, zikir ve dua ile bu geceleri ihya etmektir. Diğer yandan gündüzü
oruçlu geçirmek, hakkı bulunan kimselerle helalleşmek, yoksulları gözetmek,
hayır-hasenat yapmak da bu günlerin en güzel ihya şeklidir. Bu gecelerde,
nafile namazın en az iki rekat olmak üzere, istenildiği kadar kılınması
büyük ecir kazandırır.
Kandil geceleri,
Rabbimizin feyzinin, nurunun ve affının kulları üzerinde tecellî ettiği
gecelerdir. Onun içindir ki, Müslümanlar asırlardır bu geceleri ibadetlerle
geçiregelmişlerdir. Her ne kadar zamanımızda bazıları: Bu gecelerde
yapılması gereken özel bîr ibadet yoktur, deseler de böyle
sözlerin üzerinde durmaya değmez. Nice ALLAH dostu, evliya, kavuştukları
manevî derecelere bu mübarek gecelerde kavuşmuşlardır. Büyük zatlardan
Abdülkadir Geylanî Hazretleri, bu gecelerde yapılacak ibadetleri
Günyetüt-talibîn isimli eserinde uzun uzun anlatmaktadır. Müslümanları bu
gecelerde ibadete teşvik eden yalnız Abdülkadir Geylanî Hazretleri değildir.
Sadece ilim öğrenmekle kalmayıp, ibadete düşkün olan her âlim, Abdülkadir
Geylanî Hazretleri gibi yapmıştır.
 |
O bakımdan ALLAH
Teâlânın kullarına tevbe kapısını, affetme, mağfiret eyleme kapısını
açmış olduğu bir ayın kapısından geçmiş oluyoruz. Demek ki, Receb ayında
tevbe edeceğiz, ALLAH Teâlânın affını, mağfiretini isteyeceğiz. Şaban
ayında Peygamber (S.A.V.) Efendimizin has ümmeti olmaya çalışacağız.
Ramazan ayında da ALLAH Teâlânın lütfuna ermeye, ümmet olarak
mükâfatları kazanmaya gayret edeceğiz. Enes b. Malik (R.A.)den rivayete
göre peygamberimiz (S.A.V.), Receb ayına girdiği zaman:
ALLAHümme bârik
lenâ fî Recebe ve Şabân ve belliğnâ Ramazan.
Ey ALLAHım! Receb
ve Şaban ayını bize mubarek kıl. Ve bizi Ramazana ulaştır.
diye dua ederlerdi.3
Üç aylar, dinî
duyguların yoğunluk kazandığı, merhamet, şefkat, yardımlaşma ve
dayanışma hislerinin doruk noktaya ulaştığı, hayır ve iyiliklerin
arttığı bir mevsimdir. İnsanların geçmişin muhasebesini yaparak geleceğe
azim ve enerji dolu bir şevkle atılma fırsatı bulacakları bir dönemdir.
Hatalardan ve günahlardan temizlenme, hayırlı ve yararlı işleri daha da
fazlalaştırma, iyilikte yarışma zamanıdır.
Receb tevbe ayıdır, kullar tevbe eder. ALLAH da receb ayında kullarının
tevbesini kabul eder. Onları affeder, günahlarını bağışlar, amel defteri
bembeyaz olur.
Şaban Hz.Peygamber (S.A.V.)
Efendimizin benim ayım dediği bir ay... Tabii biz de, Şaban ayında Hz.
Peygamber (S.A.V.) Efendimiz hazretlerine bağlılığımızı, sünnet-i
seniyyesine ittibâmızı, Ona salât ü selâmımızı çok yaparak, Şaban ayını
da ibadetle tâatle geçirmeye gayret etmemiz gerekir.
Ramazan da bizim,
Ümmet-i Muhammedin ayıdır. Ramazan4da da gayretimizi son noktaya
getirerek, bu aylarda başlamış olduğumuz güzel çalışmanın sonucunu,
ekimin hasadını almalıyız. Demek ki, bütün bu rivayetlere topluca
baktığımız zaman, bu üç aylık devre içinde insanın Cenâb-ı Hakkın
sevdiği yola girmesi, tevbe edip ibadetlere başlaması, iyi bir müslüman
olarak yaşaması, oruçlarla nefsini ıslah edip, iradesini kuvvetlendirip
içini dışını temizlemesi, sevabları kazanması, mübarek bir hayat
yaşaması; Ramazana girince de, bunları arttırıp en son büyük mükâfata
erip, dünyada da ahirette de bayrama ulaşması planlanmış oluyor. Kullara
bir imkân ve fırsat olarak bahşedilmiş oluyor.
Receb ve Şaban
ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının
müjdecisidir. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insanî
özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü
büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan
Regaib, Mîrac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bir
kişi Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve
insanî vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde
yapacağı ibadet ve tevbe ile manevî hazza ulaşır.
Bu ayların diğer bir
özelliği; yukarıda da işaret edildiği gibi, müminleri her çeşit kir,
pas ve günahlardan uzaklaştıran, fazileti büyük, rahmeti bol, mağfireti
geniş ve bereketi sınırsız olan dinimizdeki beş mübarek geceden dördünün
bu aylar içinde olmasıdır. Bu beş geceden:
Birincisi: Mevlid
Gecesidir
ki Rebiulevvel ayının 12. gecesidir. İslâmın Yüce Peygamberi, bütün
beşeriyetin hidayet ve fazilet rehberi olan Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)
Efendimiz dünyaya bu gece teşrif etmişlerdir.
Mehmet Talü |
|