Sultanradyo
SultanGroup @ Designed By GüLe SevdaLi
 
.
 Anasayfa
 
. ..
.
 

MÜBAREK GÜN VE GECELER:

 
Şaban ayının fazileti 2    
Bilhassa bizim yanımızda bu ay ve günlerin yeri olmalı ve fevkalade önem taşımalıdır. Bütün bu günler, bizi ecri ve mükafatı hudutsuz olan Ramazan ayına tam bir sâfiyet ve temizlik içinde hazırlamalıdır. Hayır ve hasenata, muhtaçların iyilik ve yardımlarına koşmamız, manevi ticaret mevsiminin içinde olduğumuzu bilmemiz gerekmektedir. Malum, ticaret ya maddî ya manevî olur.

Maddî ticaret peşinde koşan tüccarlar malının daha iyi satılacağı ve daha iyi rağbet göreceği mevsimleri beklerler. O mevsimler yaklaştığı zaman çok ciddi bir çalışmaya başlarlar. Piyasaya arz edecekleri malın her çeşidinden ve her sınıfından en iyisini ve en güzelini ararlar ve hazırlarlar. Kazanç ümidi ile icabında çok uzak yerlere giderler. Ticaretine olan hırslarından dolayı rahatlarını bırakırlar. Çoluk çocuklarından ayrılırlar. Her türlü tehlikeyi göze alarak gerektiğinde karadan, denizden ve havadan hareket ederek uzak ülkelere kadar giderler. Bunda şaşılacak bir şey olamasa gerek. Çünkü kazancının tadını tadan bir kimse yanında sıkıntı ve her çeşit güçlük onca hiçtir.

Dikkat buyurulursa bunların yüzde yüz kazanacaklarına dair herhangi bir garantileri de yoktur. Belki kazanır, belki de kazanamazlar ve hatta zarar etmesi de her zaman mümkündür. Bu durumda olan, maddî ticaret peşinde koşan şu insanların haline bakalım, ibret alalım. Bununla beraber farzedelim ki, yüzde yüz kârlı çıkacak, kazanacaklar. Kazanacaklar da sonu ne olacak? Ne olacak, kendisi öbür âleme göçtüğü zaman kazancının hepsi dünyada kalacak. Enes b. Malik (R.A.)den rivayete göre Peygamberimiz (S.A.V.):

“Ölüyü üç şey takib eder, kabre kadar gider de ikisi tekrar geri döner. Biri orada onunla beraber kalır. Ölüyü ailesi, malı ve ameli takib eder. Neticede ailesi ve malı geriye döner de, kendisiyle beraber sadece ameli kalır”13 buyurmuştur.

Helâlinden kazanıp, helal olan yerlere harcayamamış ise bir de onların hesabını bir bir verecektir. Fakat herkes böyle değildir. Hep dünya ticaretiyle meşgul olmayan, bu arada ahiretini unutmayan ve orası için mal biriktiren, manevi ticaret yapanlar da vardır. Ahireti kazanmaya çalışan sadık ve muhlis ahiret tüccarları da mevcuttur. Bunlar da bu içerisinde bulunduğumuz manevi ticaret ve kazancın bol olduğu ve yüzde yüz karlı çıkacağı mübarek günlerin kadr u kıymetini bilirler. Zamanlarını değerlendirirler. Kendilerini bu kârlı kazançtan hiçbir şey alıkoyamaz. Böylelerini Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim-ı Kerîm’de şöyle anlatıyor:

“Nice adamlar vardır ki, ne bir ticaret, ne de bir alış-veriş ALLAH’ı anmaktan (O’na ibadet etmekten ve emirlerine bağlanmaktan), namazı gereği üzere kılmaktan, zekât vermekten kendilerini alıkoymaz. Onlar bir günden (Kıyametten) korkarlar ki, o günde kalbler ve gözler korkudan halden hale döner, kıvranır. Çünkü ALLAH, kendilerine yaptıkları işlerin en güzeli ile mükafat verecek ve fazlından da, onlara daha ziyadesini verecektir. ALLAH dilediği kimseye hesapsız rızık verir.”14

Bunlar yüzde yüz kazanan tüccarlardır. Aldanma, aldatma, zarar etme ve kazanmama diye bir şey olamaz. Daima kazanırlar. Cenâb-ı Hak, hep değerinden fazla veriyor. Kulunun bir ameline karşı ihlas ve niyetine göre, ondan yediyüze kadar ve hatta,

“ALLAH dilediği kimseye (sayısız olarak) kat kat verir, ALLAH’ın ihsanı çok geniştir, her şeyi hakkıyla bilendir”15âyet-i kerimesi hükmünce sayısız olarak ihsan ve ikramda bulunur.

13 Buhari; Rikak: 42, Müslim; Zühd: 5, Tirmizi; Zühd: 46, Nesâî; Cenâiz: 52, A.b.Hanbel: 3/110,

14 Nur sûresi: 37-38

15 Bakara sûresi: 261

Mehmet Talü

 

 

 

 

...

 

 

.
.Mübarek Günler