Sultanradyo
SultanGroup @ Designed By GüLe SevdaLi
 
.
 Anasayfa
 
. ..
.
 

MÜBAREK GÜN VE GECELER:

 
Şaban ayının fazileti 3    
Fazl-u keremi nihayetsiz olan ALLAH; kendisinden korkan, emirlerine sımsıkı sarılan, muhsin ve müttakî kulları için hazırladığı; eni, göklerle yer arası kadar olan uçsuz bucaksız ve nimetleri tükenmeyen cennetleri verecektir. Şöyle ki:

“Rabbinizin mağfiretine, bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer arası kadar olan cennete koşun! O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da ALLAH için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. ALLAH da güzel davranışta bulunanları sever.

Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde ALLAH’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zaten günahları ALLAH’tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler. İşte onların mükafatı, Rableri tarafından bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlerdir. Böyle amel edenlerin mükafatı ne güzeldir!

Âli İmran sûresi: 133-136

Bu üç âyet-i kerimede İslâm ahlâkının bir hülâsası verilmiştir.

133. Ayette, Rabbimizin bağışına, gökler ve yer genişliğinde cennetine kavuşmanın, bütün ahlâkî davranışlarımız için temel gaye olduğu; iyiliği, birtakım dünyevî menfaatlar kaygısıyla değil de, sırf ALLAH’a saygı ve sevgi demek olan takva saiki ile ve sadece uhrevî saadet uğruna yapmak gerektiği hatırlatılmıştır.

134-135. ayetlerde ise İslam’da ideal ahlak tipi olan “muttaki insan”ın temel ahlakî nitelikleri olarak sayılan her halde cömert olmak, öfkeyi yenmek, insanları bağışlamak ve hatasını görerek kabul etmek ve vazgeçmek gibi vasıflar, ancak ihtirasları ve bencil duyguları karşısında hürriyetine kavuşmuş üstün ruhların faziletleridir.

“Rabbimiz ALLAH deyip sonra istikametten ayrılmayanlar (dosdoğru) olanlar için ne korku vardır. Ve ne de hüzünleneceklerdir”

Ahkaf sûresi: 13 âyet-i kerimesine göre ise maddi ve manevi ticaretlerinde pür dikkat kesilenler, doğruluktan ihlas ve samimiyetten ayrılmayanlar, içi-dışı bir olanlar için hiçbir zaman kaybetmek yoktur. Onlar her türlü korku ve kederden emin olarak rablerinin hıfzı emânındadırlar.

Bu bakımdan istikametten ayrılmamak ve bilhassa âhiret hazırlığında ve kazancında en küçük bir kusur ve ihmal yapmamak için, çok ciddi bir çalışmanın içinde bulunmak her mü’minin yapması gereken bir borçtur.

“Sizin yanınızda olan tükenir, fakat ALLAH indindeki bâkidir. Nahl sûresi: 96

ayet-i kerimesi hükmünce, fâniyi bâkiye tercih etmek akıl kârı değildir.

“Kendileriniz için hayırdan ne takdim ederseniz (sizden önce ne gönderirseniz) onu ALLAH’ın indinde daha hayırlı ve ecrini daha büyük olarak bulursunuz. ALLAH’tan (günahlarınızın) afvını isteyiniz. Şüphesiz, ALLAH Gafûr’dur, Rahîm’dir” Müzzemmil sûresi: 20 ayet-i kerimesi hükmünce de, içerisinde bulunduğumuz büyük manevi ticaret mevsiminin kıymetini bilelim.

Çünkü senenin her mevsiminde bu fırsat ele geçmez. Dahası var böyle feyiz ve bereketi bol olan günlere bir daha kavuşmak ya nasip olur, ya olmaz.

Mehmet Talü

 

 

 

 

...

 

 

.
.Mübarek Günler