2. Hz. Ibrahimin hayati
2.1. Hz. Ibrahim'in yasadigi zaman ve mekan
Ibrahim aleyhisselamin nesebi Nuh aleyhisselamin oglu Sam'a dayanir. Hz. Nuh'un
vefati ile Hz. Ibrahim arasinda iki peygamber (Hz.Hud & Hz. Sâlih) vardir. Bu
fâsila (rivayete göre, M.K.) 1143 senedir. Hz. Hud ile Hz. Ibrahim arasinda da
630 yillik bir fâsila oldugu bildirilmistir. Dogum yeri Bâbil kentidir .
2.2. Ibrahim aleyhisselamin babasi
Allahü Teâlâ Kur'an-i Kerim'de : «Ibrahim, babasi
Âzer'e...» buyurmaktadir. Bu âyetten anlasilacagi
gibi Hz. Ibrahim'in babasi Âzer isminde idi. Ama, bazilarina göre Ibrahim
aleyhisselamin babasi -Kur'anda bildirilen- putperest Âzer degil, mü'min olan
Târuh idi. Bu görüsü destekleyenler arasinda meshurlari Abdülhakim Arvâsi, Kadi
Beydâvi ve Senâullah Dehlevi vardir, ama Sii'ler de bunu söylemektedirler . Bir
rivâyete göre Âzer Hz. Ibrahim'in - amcasi olup - Târuh'un ölmesiyle Emile ile
evlenip, Hz. Ibrahim'in üvey babasi oldu. Tefsir yönünden bunu böyle
aciklamaktadirlar : En'am suresinin manasi :
«Ibrahim, Âzer olan babasina dedigi zaman»
anlamindadir. Böyle olmasaydi Kur'an-i Kerim'de «Babasi
Âzer'e dedigi zaman» demeyip, "Âzer'e dedigi
zaman" veya "Babasina dedigi zaman" demek yetisirdi . Âzer, kendi babasi olsaydi
"Babasi" kelimesi fazla olurdu demektedirler. Bir kanit olarak Sua'ra suresinin
219. ayetini göstermektedirler. Bu surede Allah «
Secde edenler arasinda dolasmani da görüyor »
denilmektedir. Buna göre Peygamberimizin sülâlesinde hicbir putperest yokturdur.
Bu görüse rededenler ise, ki bunlar arasindaTaberi, Ebu Hayyan ve Elmalili
Muhammed Hamdi Yazir vardir, acik olan âyete (En'am, 74) bir mâna verilmek
istenmistir demektedirler. Mealine göre manalar degistigi icin anlamlar da
degisir teorisini ileri sürmektedirler. Konuya objektif bir yönle bakmak
gerekirse, Âzer'in Ibrahim aleyhisselamin babasi olmamasi biraz daha mantiklidir.
Sunu da belirtmek lâzim ki, bir ücüncü fikir vardir. O da, Ibrahim
aleyhisselamin babasinin asil isminin Tarih veya Taruh olup sonradan - bir putun
ismi olan - Âzer ismine degistirmesi. Bu da Nemrud'un onu puthanesi'nin nâziri
olarak tayin etmesinden sonra gerceklesmistir . Ama kaynaklar bu düsünce
hakkinda bilgi vermiyorlar, onun icin fazla dikkat etmemek gerekir. Biz burda
ilmi gercekleri tartismiyacagimiz icin bunu burda noktalamak gerekir. Bu
ihtilaf'in cözümünü ancak Rahman, Rahim, Evvel, Âhir, Kebir, Aziz, Saafii, Mâlik,
Gafur, Nur, Adl, Hak, Hakem, Rauf, Sehid, Veli, Kerim, Bari, Cebbar olan ALLAH
bilir. Âzer ayrica put yapardi ve Nemrud'un yakininda bulunurdu. Onun bir
dedigini, iki etmezdi.
2.2. Hz. Ibrahim'in dogumundan peygamberligine kadar olan hayati
2.2.1. Hz. Ibrahim'in dogumuna kadar vukuu bulan olaylar
Nemrud (2.3.2.2. no'lu noktaya bakiniz) ve ona tâbi olanlar azginlik ve Allah'a
isyan icinde yasamakta idiler. Bir gün Nemrud bir rüya gördü. Bir rivayete göre,
rüyasinda gökyüzünde bir nurun parladigini, günesin, ayin ve yildizlarin bu
nurun isiginda kayboldugunu gördü. Diger bir rivayete göre ise, rüyasinsda bir
kimsenin gelip tahtindan kaldirip kendini yere vurdugunu gördü. Müneccimlere
gördügü rüyayi anlatip tâbir ettirdi. Bunlar "Yeni bir peygamber ve din gelecek,
senin saltanatini temelinden yikacak ! Ona göre tedbir almalisin" diye tâbir
ettiler. Nemrud bu isin tedbiri kolaydir deyip, " Bundan sonra kimse cocuk
sâhibi olmayacak. Hanimlardan uzak durulacak. Dogan cocuklar, erkekse
öldürülecek, kizsa birakilacak" emrini verdi. Bu suretle 100.000 mâsum bebegi
öldürüldügü nakledilmistir .
2.2.2. Dogumundan sonra
Bu sirada Hz. Ibrahim'in annesi hâmile idi. Âzer'in durumunu bildigi icin, onu
doguma yaklasinca kendisinden uzaklastirdi ve gizlice bir magaraya gitti ve orda
Hz. Ibrahim'i dünyaya getirdi. Dogduktan sonra annesi onu emzirdi ve magarayi
kapatip geri sehre döndü. Âzer'e ," Cocuk cok zayif dogdu ve hemen öldü" dedi.
Bundan sonra magaraya - gizlice -gelip Ibrahim aleyhisselami emzirip geri eve
dönerdi. Rivâyetlere göre, Hz. Ibrahim magarada 7, 13, 16 veya 17 yasina kadar
kaldi .
2.3. Hz.Ibrahim'in tebligi
2.3.1. Hz. Ibrahim'in Allah'i aramasi
2.3.1.1. Hz. Ibrahim'in Allah'i aramasindan önceki durumu
Hz. Ibrahim'in imâni durumunu hakkinda Kur'an-i Kerim bilgi vermektedir :«Andolsun
biz Ibrahim'e daha önce rüsdünü vermistik. Biz onu iyi tanirdik »
. Burdaki rüsdünü vermek peygamberlik, yahut Ibrahim aleyhisselamin risâletten
önce sahip oldugu hidayet ve dogruluk manasina geldigi tefsirlerde
bildirilmistir. Bu da gösteriyor ki, peygamberlik Hz. Ibrahim'e genc yasta
verilmis idi.
2.3.1.2. Ibrahim aleyhisselamin tefekkür ile tevhid'i
bulmasi
Ibrahim aleyhisselam hakkinda Allahü Teâlâ «
Halil'im » demistir. Bu da onun Allahi arayip
bulmasindandir. Bunun icin Kur'an-i Kerim'de sunlar buyrulmustur :
«Böylece biz, kesin iman edenler olmasi icin Ibrahim'e
göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk. Gecenin karanligi onu kaplayinca bir
yildiz gördü, Rabbim budur, dedi. Yildiz batinca, batanlari sevmem, dedi. Ay'i
dogarken görünce, Rabbim budur, dedi. O da batinca, Rabbim bana dogru yolu
göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum,dedi. Günesi dogarken
görünce de, Rabbim budur, zira daha büyük, dedi. O da batinca, dedi ki : Ey
kavmim ! Ben sizin (Allah'a) ortak kostugunuz seylerden uzagim »
. Bu olay resmi olarak bakilirsa Hz. Ibrahim'in peygamberlik baslangicidir.
Bundan sonra Hz.Ibrahim Bâbil kavmine Allah'in emirlerini teblig etmeye basladi
ve bircok delil gösterdi.
2.3.1.3. Ibrahim aleyhisselamin putlari kirmasi
Babil halki Allah'in yolundan saptigi icin her sene putlar icin âyin düzenlerdi.
Bu âyin'de bir yere toplanir bayram yapar ve sonra puthaneye gider, putlara
secde eder, sonra da evlerine dönerlerdi. Böyle bir bayram günü, Ibrahim
aleyhisselam puthaneye girip, bir balta ile bütün kücük putlari kirdi. Baltayi
da, en büyük putun boynuna asdi ve oradan uzaklasti. Keldâniler puthâneye
girince bütün putlarin kirildigini gördüler ve bunu yapani yakalayarak
cezâlandirmak istediler. Hz. Ibrahimi getirip, bu isi sen mi yaptin dediler.
Ibrahim aleyhisselam « Kendisi dururken kücük
putlara tapinilmasi istemedigi icin, boynunda asili olan büyük put yapmistir.
Inanmazsaniz kendisine sorunuz » buyurdu. Onlar 'Putlar
konusamaz ki, sen onlara sor diyorsun' dediler. Bunun üzerine Ibrahim
aleyhisselam « O halde konusamayan ve kendilerini
kirilmaktan kurtaramayan putlara neden ibadet edersiniz ? Size ve tapdiginiz
putlara yaziklar olsun » dedi , ama bu hic bir
fayda vermedi, cünkü onlar : «Dediler ki. Biz,
babalarimizi bunlara tapar kimseler bulduk ».
2.3.2. Ibrahim aleyhisselamin atese atilmasi
Ibrahim aleyhisselam putlari kirinca putperestler bu isin onun yaptigini
anladilar ve ceza vermek üzere hapsettiler. Durumu Nemrd'a bildirdiler.
2.3.2.1 Hz. Ibrahim ve Nemrud
Rivayete göre Nemrud Hz. Ibrahim'in yaptigini duyunca onu yanina cagirdi. O
zaman insanlar Nemrud'a secde ederlerdi. Ibrahim aleyhisselam secde etmeyince
Nemrud " Nicin secde etmedin" diye sordu. Hz. Ibrahim de: « Ben beni yaratan
Allahü Teâla'dan ziyade secde etmem » buyurdu. Nemrud " Seni yaratan kim ? "
diye sorunca, Ibrahim aleyhisselam: « Benim Rabbim, dirilten ve öldüren
Allah'dir » diye cevap verdi. Nemrud, " ben de diriltirim" diyerek zindandan iki
kisi getirtti. Birini serbest birakip, birini öldürdü. Güya böylece diriltmis ve
öldürmüs oldu. Hz. Ibrahim bunun karsisinda : « Benim Rabbim günesi dogudan
getirir, dogurtur. Eger gücün yetiyorsa sen de bati'dan dogdur » buyurunca
Nemrud sasirip, âciz kaldi. Bu husus Bakara suresinin 258. âyetinde
bildirilmistir . Bu münazaranin vukuu buldugu zaman hakkinda iki rivayet vardir.
Birincisi, Ibrahim aleyhisselam putlari kirinca onu yakalayip hapsettiler. Sonra
atese atmak icin hapisten cikarip , Nemrud'un yanina götürdüklerinde
gerceklesmistir. Diger rivayete göre insanlar arasinda büyük bir kitlik cikmisti.
Bundan dolayi insanlar yiyecek almak icin Nemrud'a giderlerdi. Nemrud her gelene,
"Senin Rabbin kim ? " diye sorar ve "Benim Rabbim sensin" diyenlere gida
maddeleri verirdi. Hz. Ibrahim yiyecek almaya gelip Nemrud ona bu soruyu sorunca
Ibrahim aleyhisselam : « Benim Rabbim dirilten, hayat veren ve öldürendir » dedi
ve böylece bu münazara vukuu buldu . Bu olay'dan sonra Keldâniler Halilallah'i
ceza verek istediler ve onu ilk önce hapise attilar. Sonra Nemrud onu atese
atmaya karar verdi. Rivayete göre bu fikri Nemrud'un aklina Hênun adinda biri
getirdi ve Allah onu sonra yerin dibine batirdi.
2.3.2.2. Nemrud hakkinda bilgiler
Burada Nemrud hakkinda bazi bilgilere deginmek istiyorum. Cünkü bir müslüman
icin önemli olan düsmanlarini iyi bilmesi. Nemrud da vahsi bir düsmandir. Nemrud
gaddar ve zâlim bir hükümdardi. Bir rivayete göre Nemrud onun hakiki ismi degil,
- firavun - gibi bir ünvandi. Nemrud cocukken burnuna bir yilan yavrusu kacmis,
bu yüzden son derece cirkinlesmisti. Babasi bile tahammül edememis ve öldürmege
karar vermis. Fakat annesinin yalvarmasi üzerine, onu bir cobana teslim etmis ,
coban da, onun cirkin yüzüne bakmaga dayanamadigindan, onu dag basinda birakmis,
dagda Nemrud isminde bir disi kaplan, cocugu emzirerek, onun yasamasina sebeb
olmustur. Ismi (Nemrud) bu kaplandan gelmektedir. Babasi öldükten sonra
hükümdarliga gecen Nemrud, kendisini ilah zannediyor ve bütün halkin kendisine
tapmasini istiyordu .
2.3.2.3. Ates'in Halilallah'i yakmamasi
Ibrahim aleyhisselam'in atese atilmasi kararlastirildiktan sonra odun toplaniyor
ve kocaman bir ates yakiliyor. Problem Halilallah'i atese atmakta. Rivayete göre
Iblis insan sekline girip Nemrud'a mancinik kullanmasini tavsiye ediyor .
Kur'an'da : « Onun (Ibrahim) icin bir bina yapin
ve derhal onu atese atin ! dediler »
buyurulmustur. Bir bina (mancinik) yapilip oradan Ibrahim aleyhisselam atese
atilinca, ates bir gül bahcesi oluyor. Diger bir rivayete göre ici balik dolu
bir havuz oluyor ates. Ve böylece ates Halilürrahman'i yakmiyor. Bu kurtarma
olayi Kur'an-i Kerim'in Enbiya suresinde bildirilmistir :
« Ey ates ! Ibrahim icin serinlik ve esenlik ol»
dedik. Böylece ona bir tuzak kurmak istediler, fakat biz onlari, daha cok
hüsrana ugrayanlar durumuna soktuk » . Bugün S.Urfa'da « Ayn-i Zelika » veya «
Halilürrahman » isminde 50x30 m boylarinda bir havuz vardir. Buranin Hz.
Ibrahim'in atese atildigi yer oldugu, baliklarin odunlardan meydana geldigi
iddia olunmakta ve kimse bu baliklara dokunmamaktadir . Tevrat'ta bu ates olayi
hakkinda -Ibrahim peygamberin yahudilerin soyunun babalari kabul edildigi halde
- bir bilgi yokturdur.
2.4. Ibrahim peygamberin Bâbil'i terketmesi
Kur'an-i Kerim'de buyuruluyor ki : « (Oradan
kurtulan Ibrahim :) Ben Rabbime gidiyorum. O bana dogru yolu gösterecek »
. Böylece Hz. Ibrahim küfür diyarindan hicret ederek
Sam'a gidiyor . Hicret ederken de, « Ey Rabbimiz, ancak sana tevekkül ettik ve (taatle)
sana yöneldik ve ahirette de dönüsümüz ancak sanadir » diye dua ettikleri
Mümtehine suresinin 4. ayetinde bildirilmistir . Baska bir rivayete göre
Harran'a (Filistin) gittigi rivayet edilir .
2.5. Ibrahim aleyhisselam Misir'da
Ibrahim aleyhisselam ordan sonra zevcesi Hz. Sâre ile birlikte Misir'a gitti.
Rivayete göre o siralarda 38 yasinda idi. O zamanin Firavunu cok zâlim ve cebbâr,
Sinan bin Ulvân isimli, Dahhâk'in kardesi olan pek kibirli birisiydi. Firavun
güzel kadinlardan cok hoslanirdi ve güzel bir kadin gördü mü hemen onu ne
pahasina olursa olsun Haremine alirdi. Kadinin kocasi varsa onu öldürürdü. Hz.
Sâre cok güzel bir kadin oldugu icin, Firavun veya Melik Ibrahim aleyhisselama
zevcesinin kim oldugu hakkinda sorunca Ibrahim aleyhisselam Firavun'un Hz.
Sâre'ye musallat olmasini engellemek icin din bakimindan kardesi olduguna niyet
ederek : « Kiz kardesimdir » dedi. Pek zâlim olan bu hükümdar, Sâre hatunu almak
isteyip sarayina cagirtti. Fakat musallat olmak isteyince nefesi kesilip, elleri,
ayaklari tutmaz oldu. Yere yikilarak debelenmeye basladi. Allahü Teâlâ Hz.
Sâre'yi Firavun'un serrinden koruyup musallat olmasini engelledi. Hükümdar bu
durum karsisinda korkusundan Hz. Ibrahim'in zevcesini ona geri yolladi . Hz.
Sâre'ye yaklasinca onu cin zannettiginden, yanina bir de Hâcer isimli bir câriye
verdi. Böylece bundan kurtulacagini zannetti . Bu olay Ebu Hureyre'nin
bildirdigi Hadis ile bildirilmistir (bkz. Buhari, Müslim). Tevratta da bu olayin
böyle - kücük modifikasyonlarla - gerceklestigi yazmaktadir . Bundan sonra
Halilürrahman Misir'i terkedip geri Filistine dönüp Sebu' isimli yere yerlesiyor
.
2.6. Hz.Ismail
Ibrahim aleyhisselam'in Hz. Sâre'den cocuklari olmuyordu. Yaslari da gittikce
ilerliyordu. Ibrahim aleyhisselam Bâbil'den ayrilirken:
«Rabbim ! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver, dedi »
diye niyazda bulundu. Hz. Sâre'de bunu cok istiyordu, ama cocugu olmuyordu.
Firavun'un kendisine verdigi câriyesi Hz. Hâcer'i azad edip Ibrahim
aleyhisselama evlenmesi icin verdi ve Hz.Ibahim Hz. Hâcer ile evlendi. Bu
evlilikten Hz. Ismail dogdu. Muhammed aleyhisselamin (s.a.v.) nuru Hz. Ismail'in
alninda intikal etti. Ibrahim aleyhisselam onu cok sever ve yanindan ayirmazdi.
Hz. Sâre nurun kendisine intikal edecegini umuyordu. Bu sebeple Hz. Hâcer'e
karsi kalbi gayret hâsil oldu. Ve birgün Ibrahim aleyhisselam'dan Hz. Hâcer ile
Hz. Ismail'i baska bir yere götürüp birakmasini istedi. Allah'in emriyle
Halilallah bu istegi yerine getirdi ve Hacer hatun ile Ismail aleyhisselami (s.a.v.)
alip Mekke'ye götürdü ve onlari orada birakti . Ilerisini Hz. Ismail'in
hayatinda anlatacagim.
2.7. Misafir melekler
2.7.1. Meleklerin müjdesi
Ibrahim peygamber yasi gittikce ilerliyordu. Bu sirada melekler gelip Ibrahim
aleyhisselama bir oglunun dogacagini müjdelediler :
« Hem o kullara, Ibrahim'in misafirlerinden haber ver. Hani
melekler, Ibrahim'in yanina girdikleri zaman, "selam" demisler, Ibrahim de
onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demisti. Melekler: "Korkma ! Gercekten biz sana
bilgin bir ogul müjdeliyoruz" dediler » .
Rivayete o sirada Hz. Ibrahim 120 ve Hz. Sâre de 99 yasinda idi. Müjdeyi vermek
üzere gelen melekler gayet güler yüzlü birer´genc suretinde Ibrahim
aleyhisselamin karsisina ciktilar. Bunlarin Cebrail (a.s.), Mikail (a.s.) ve
Israfil (a.s.) oldugu Ibn-i Abbas'dan rivayet edilmistir. Cebrail aleyhisselam
ile birlikte 7 veya 9, veya 10 bir yahut da 12 melegin bulundugu rivayet
edilmistir. Melekler bu müjdeyi verdikten sonra Lut kavmini helak etmeye
gittiler (genis malumat icin bkz. «Hz.Lut»). Melekler, "Selamunaleyke" deyince
Ibrahim aleyhisselam "Aleyküm selam" diyerek mukabelede bulundu. Onlari evinde
en iyi yere oturttuktan sonra ikram etmek üzere hemen bir buzagi getirdi.
Misafirlerine ikram etti ise de onlar yemedi. Bundan dolayi Hz. Ibrahim'in
kalbine biraz süphe düstü. O zamanin âdetine göre bir eve misafir gelip, ikram
edilenden bir sey yerse ondan emin olunurdu; misafir bir sey yemezse onun zarar
vermek icin geldigi hükmedilirdi. Ibrahim aleyhisselam tekrar melekleri davet
edince, onlar "Biz yemegin ücretini vermeden yemeyiz" dediler. Hz. Ibrahim "Bedelini
verin de yiyin. Bu yemegin bir ücreti var diye karsilik verdi. Melekler bu
ücreti sorunca, Hz.Ibrahim: « Bismillah ,demek. Sonunda da Elhamdülillah,
demektir » dedi. Bunun üzerine Hz. Cebrail, Mikail aleyhisselam bakarak : « Bu
zât, Allahü Teâlânin dost edinmesine lâyik bir kimsedir » buyurdu. Bu sirada Hz.
Sâre perde arkasinda duruyordu. Meleklerin müjdesi üzerine:
«(Ibrahim'in karisi:) Olacak sey degil ! Ben bir kocakari, bu
kocam da bir ihtiyar iken cocuk mu doguracagim ? Bu gercekten sasilacak sey !
dedi » dedi. Âyet-i kerimede onun icin « Dâhiket
» buyrulmustur. Bu kelime hem gülmek, hem de hayz oldu manasina gelmektedir.
Cumhur'a göre gülme manasinda kullanilirsa da Ikrime ve Mücahit'e göre hayz oldu
anlamindadir bu kelime. Ayrica gülmesi hakkinda da degisik rivayetler vardir.
Meleklerin korkma demesi üzerine Ibrahim aleyhisselamin korkusunun gitmesi icin
gülmüstür. Bir baska rivayete göre Ishak aleyhisselamin müjde verilmesi hakkinda
ellerini yüzüne kapayip gülmüstür. Cünkü kendisi cok yaslanmisti ve bir cocuk
dogurmanin ihtimali sifirdi o yasta. Hz. Ibrahim de yukarida belirttigimiz gibi
120 yasina gelmisti. Diger bir rivayete göre, ellerini yüzüne kapamasi,
yasliliginda hayz görmesinden ve bunun farkina varmayip hâyasi sebebiyle
utanmasindan ileri geldigi bildirilmistir. Hz. Sâre'nin bu sözlerine karsilik
melekler " Sen Allahü Teâlânin emrine mi, takdirine mi sasiyorsun" dediler ve
Ibrahim aleyhisselamin cikip Lut kavmi'nin ikamet ettigi yere gittiler .
Yahudiler Ibrahim aleyhisselamin misafirleri hakkinda baska bir beyânat
vermektedirler. Onlara göre Hz. Ibrahim'e melekler degil, bizzat - tövbe hâsaa -
Allah gelmistir. Yanina da bazi melekler almis, güya . Ve onlara göre misafirler
Hz. Ibrahim ile beraber yemek yemisler.
2.7.2. Ishak aleyhisselamin dogumu
Meleklerin haberinden 1 sene sonra Hz. Ishak dogdu . Ileride Hz. Ishak hakkinda
mâlumat verecegim.
2.8. Hz. Ibrahim'in Mekke'ye yolculugu
2.8.1. Ibrahim aleyhisselam Mekke'de
Ismail aleyhisselam büyüyüp genclik cagina girmisti. Cürhümilerden Arapca
ögrenmis ve onlar arasinda yüksek makama erismisti. O Cürhümilerden bir kiz ile
evlendi. Bu sirada ise Hâcer aleyhisselam vefat etmisti. O sirada Hâcer hatun 99
yasinda idi ve Kâbe'nin bitisiginde bir yer olan ve Hicr denilen yere defn
edildi . Ibrahim aleyhisselam bir gün oglunu ziyaret etmek üzere Sam'dan
Mekke'ye dogru yola cikti. Hz. Ismail'in evine varinca oglu yiyecek temin etmek
icin evde yoktu. Ibrahim aleyhisselam Hz. Ismail'in hanimindan mali durumlarini
sorunca, hanimi hallerinden sikâyetci oldu. Giderken de ogluna söylemesi icin
tenbihte bulundu: " Kocan geldiginde benden selam söyle, kapisinin esigini
degistirsin" ve oradan ayrildi ve evine geri döndü. Ismail alehisselam eve gelip
bunu duyunca, olayi anladi ve hanimindan ayrildi. Baska bir kadinla evlendi.
Ibrahim aleyhisselam bir müddet sonra Mekke'ye yine gidince oglu yine evde
bulunmuyordu. Bu sefer Hz. Ismail'in hanimina ayni soruyu sordu. O da cevaben: "
Biz hayir ve saadet icindeyiz " dedi. Ne yiyip ictiklerini sorunca da, "Et yiyip,
zemzem iciyoruz" dedi. Bunun üzerine Halilallah: " Yâ Rabbi ! Bunlarin etlerini
ve sularini mübarek kil, bereket ihsân eyle " diye dua etti ve oradan geri Sam'a
döndü. Ibn-i Abbas'in rivayet ettigi bir hadiste Pegamberimiz (s.a.v.) buyurdu
ki:«Ibrahim (a.s.) zamaninda Mekke civarinda hububat bilinmiyordu. Av etiyle
gidalanilirdi. Eger o zaman hububat mâlum olsaydi, Ibrahim (a.s.) hububat
hakkinda dua ederdi » . Ibn-i Abbas bu Hadis hakkinda buyurdu ki: " Ibrahim
aleyhisselamin bu duasinin bereketiyle Mekke sicak olmasina ragmen, et ile su,
burada diger yerlere nazaran insanlara daha faydalidir " .
2.8.2. Kâbe'nin insasi
Günlerden bir günde Allahü Teâlâ haliline Kâbe-i Muazzamayi yapmasini emreyledi.
Kâbe'nin insasi hakkinda iki rivayet vardir : Melekler Allah-i Zisanin emriyle
binâ ettiler; Adem aleyhisselam melekler ile birlikte insa etti. Bunun üzerine
Ibrahim aleyhisselam yeniden Mekke'ye dogru yola cikti. Mekke'de oglu Ismail
aleyhisselami zemzem kuyusu basinda buldu. Allah'in emrini ona da söyledi ve
Ismail aleyhisselam ona yardim edecegini ekledi. Kâbe'nin nereye yapacagini
bilmedigi icin, bir rivayete göre Cebrail aleyhisselam Kâbe'nin su andaki yerini
gösterdi. Ilkönce temeli kazmaya basladilar ve Adem aleyhisselam zamanindaki
temeli buldular. Ayni temel üzerine Kâbe'yi insa ettiler. Hz. Ibrahim oglunun
getirdigi taslarla, Cebrail aleyhisselamin târifine uyarak Kâbe'yi yapiyordu.
Nihayet Kâbe'nin duvarlari yükseldi ve yukariya tas yetisemez oldu. Bundan
dolayi büyük bir tas getirdiler ve Ibrahim aleyhisselam bu tasa basarak duvar
örmeye basladi. Mübarek ayaginin izi cikan bu tasa da Makâm-i Ibrahim denilir.
Kâbe de tavaf namazi bu tasin bulundugu yer olan Makâm-i Ibrahim'de kilinir .
Kâbe tamamlaninca Ibrahim aleyhisselam ogluna: " Ey Ismail ! Iyi bir tas getir
ki, hacilara isaret olsun" buyurdu. Ismail aleyhisselam bir tas getirdi ise de
Hz. Ibrahim daha iyi bir tas istedi. Bunun üzerine, Ebu Kubeys dagindan: "
Cebrail aleyhisselam tûfanda bana bir tas emanet etti. Gel onu al ! " diye bir
ses isitti. Hemen Ebu Kubeys dagindan Hacer-ül-esved tasi alinip, Kâbe'deki
yerine kondu . Kâbe insa edildikten sonra Ibrahim aleyhisselam, Allah'in:
« Insanlar arasinda hacci ilân et ki, gerek yaya olarak,
gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argin develer üzerinde (...) tavaf icin
Kâbe'ye gelsinler » emriyle, yüzünü Yemen
tarafina cevirip: " Ey insanlar ! Allahü Teâlâ bir ev bina ettirdi ve bu evi
ziyaret etminizi emreyledi. Geliniz, Kâbe'yi ziyaret ediniz " diye seslendi.
Allahü Teâlâ da sesini bütün dünyaya duyurdu. Insanlar bu sesi duyunca: «
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk " diye cevap verdiler. O zaman, ana rahminde ve baba
sulbünde olan ne kadar hacca gidecek varsa « Lebbeyk » dediler. Bir defa gidecek
olan bir kere, iki defa gidecek olan iki kere ve daha fazla gidecek miktarina
göre cevap verdiler . Kâbe'nin insasindan sonra Ibrahim aleyhisselam Sam'a
dönüyor ve bütün aile efradini alip Hac ediyor.
2.8.3. Kâbe hakkinda bilgiler
Kâbe-i Muazzama, Mescid-i Haram'in ortasinda, dört köse tastan bir oda olup, 17
m yüksekliktedir. Kuzey duvari 8,8 m, güney duvari 7 m, dogu duvari 11,9 m, bati
duvari da 12,8 m genisliktedir. Dogu ve güney duvarlari arasindaki kösede
Hâcer-ül-esved tasi bulunmaktadir. Kâbe'nin dogu duvarinda bir kapi vardir. Kapi
yerden 1,7 m yükseklikte, eni 1,7 m ve boyu 2,7 m'dir. Kâbe'nin dört kösesine
Rükn denir. Sam'a dogru olana Rükn-i Sâmi, Bagdat'a olana Rükn-i Irâki, Yemen
tarafina olana Rükn-i Yemâni ve dördüncü köseye de Rükn-i Hacer-ül-esved denir .
2.9. Hz. Ibrahim aleyhisselamin duasi
2.9.1. Ibrahim aleyhisselamin iki dualari
2.9.1.1. Halilallah'in Kur'andaki duasi
Kâbe'yi tamamladiktan sonra Ibrahim aleyhisselamin dua ettigi Kur'an-i Kerim'de
zikredilmektedir :«Hatirla ki Ibrahim söyle
demisti: Rabbim ! Bu sehri (Mekke'yi) emniyetli kil, beni ve ogullarini putlara
tapmaktan uzak tut. Cünkü onlar (putlar) insanlarin bircogunun sapmasina sebep
oldular, Rabbim. Simdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karsi gelirse,
artik sen gercekten cok bagislayan, pek esirgeyensin . Ey Rabbimiz! Ey sâhibimiz!
Namazi dosdogru kilmalari icin ben, neslimden bir kismini senin Beyt-i
Harem'inin (Kâbe'nin) yaninda, ziraat yapilmayan bir vâdiye yerlestirdim. Artik
sen de insanlardan bir kisminin gönüllerini olara meyledici kil ve meyvelerden
bunlara rizik ver! Umulur ki bu nimetlere sükrederler. Ey Rabbimiz! Süphesiz ki
sen bizim gizleyecegimizi de aciklayacagimizi da bilirsin. Cünkü ne yerde ne de
gökte hicbir sey Allah'a gizli kalmaz. Ihtiyar halimde bana Ismail'i ve Ishak'i
lutfeden Allah'a hamdolsun! Süphesiz Rabbim duayi isitendir. Ey Rabbim! Beni
soyumdan gelecekleri namazi devamli kilanlardan eyle; ey Rabbimiz! duami kabul
et! Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacagi gün beni, ana-babami ve müminleri
bagisla ! » .
2.9.1.2. Hz.Ibrahim'in ikinci duasi
Ibrahim aleyhisselamin diger duasi hakkinda da Imam-i Gâzâli mâlumat veriyor: "
Ibrahim aleyhisselam sabahladigi vakit söyle buyuruyordu:
« Ey Allah'im. Bu gün yepeyeni bir yaratilistir. Binâenaleyh
bugünü tâatinle benim icin ac, magfiret ve rizanla kapat! Bugün de bana nezdinde
kabul olunacak haseneyi ihsan eyle. O haseneyi gelistir ve benim icin onu kat
kat artir. Ve bugünde islemis oldugum günahlari benim icin affeyle. Cünkü bolca
affeden ve her nimeti kullarina ihsanda bulunan, kullarini siddetle seven, daha
istemeden evvel onlarin isteklerini bilip takdir eden sensi »
. Râvi diyor ki: Bir kimse Hz. Ibrahim'in duâsiyla sabahladigi takdirde o günün
sükrünü edâ etmis sayilir .
2.9.2. Ibrahim aleyhiselamin babasi icin duasi
Kur'an-i Kerim'den bize nakledildigine göre Ibrahim peygamber babasi icin Allah
tarafindan istigfâr dilemistir. Mucizât-i Kur'an-iyenin Tevbe suresinin -113.
âyetin mukabili olarak - 114. âyetinde: «Ibrahim'in babasi icin af dilemesi,
sadece ona verdigi sözden dolayi idi. Ne var ki, onun Allah'in düsmani oldugu
kendisine belli olunca, ondan uzaklasti. Süphesiz ki Ibrahim cok yumusak huylu
ve pek sabirli idi» . Ibrahim aleyhisselam babasina kendisinin affi icin Allah'a
dua edecegine dair söz vermis ve onun Allah tarafindan affini dilemisti. Fakat
babasinin Allah düsmani oldugunu anlayinca dua etmeyi birakti . Peygamberimiz (S.A.V.)
de amcasi Ebu Tâlip icin Allah'tan magfiret dilemek istemis, bunun üzerine Tevbe
sure-i serif'in 113. âyeti inmisti.
3. Halilallah'in vefati
Hz. Sâre yasinda ölmüstü. Allah'in dostu da Kudüs'de ikâmet etmekteydi. Bir gün
evden gelince evinde birisinin oldugunu gördü. Bu misafir Azrail aleyhisselam
idi. Ibrahim aleyhisselam :'Seni iceriye kim birakti' dedi. O da:'Buranin sahibi'
diye cevap verince, Halilallah:'Buranin sâhibi benim ve ben seni iceriye
birakmadim' dedi. Azrail aleyhisselamin: 'Beni buraya buranin ve her seyin
sahibi birakti' demesi üzerine Ibrahim aleyhisselam bu misafirin bir melek
oldugunu anladi. Kimsin diye sordu ve Azrâil aleyhisselamin oldugunu ögrendi.
Ibrahim aleyhisselam ona: "Ziyârete mi geldin ? Ruhumu almaya mi ?" buyurdu."Eger
izin verirsen ruhunu almaya!" diye cevap verdi. Hz. Ibrahim de : "Dost dostun
canini alir mi ?" deyince, "Yâ Ibrahim bunu Allah'a sorayim" buyurdu. Azrâil
aleyhisselam hemen gidip geldi ve Allahü Teâlâ: " Dost dosta kavusmak istemez mi
?" buyurdu dedi. Halilallah bunu isitince: "Cabuk gel kardesim, hemen canimi
cânâna kavustur, benim icin bundan daha büyük bir müjde olamaz" buyurdu ve
ruhunu teslim etti . Ibrahim aleyhisselam Kudüs civarinda Habrun kasabasinda bir
magaraya defn edildi. Bu kasaba Halilürrahman olarak bilinmektedir . En meshur
camisi de « Halilürrahaman » camisidir. Su anda Israilogullarinin elinde bulunup
Hebron olarak bilinmektedir .