|
Sünnetin Çeşitleri
Bütün bu tariflerden anladığımız hususları şu üç
kısma irca edebiliriz:
a. Kavlî Sünnet
Sünnet, Allah
Resûlünün (sav) mübarek sözleridir; yani sünnetin bir bölümünü
Onun nurlu sözleri teşkil eder ki, bunlar, Kurânda yer almayan,
fakat bütün fukahâca fıkıh kitaplarına alınıp, pek çok hükme esas
kabul edilen Ona ait nurefşan beyanlardır ki, misal olarak şunları
zikredebiliriz:
a. Efendimiz (sav), Varise
vasiyet yoktur.1 buyururlar. Yani, miras bırakan kimse, kendisine
vâris olacak biri için mirasından vasiyette bulunamaz.
b. Yine, usûl-i fıkıhta yer
alan bir başka mübarek sözlerinde Efendimiz (sav), Zarar verme ve
zarara zararla mukabele etme yoktur.2 buyurmuşlardır. Yani, kimseye
zarar verilemeyeceği gibi, birine zarar veren kişiye de zararla
mukabele edilemez.
c. Allah Resûlünün bir diğer
mübarek sözlerinde ise şöyle buyurulmaktadır: Yağmurların ve
akarsuların suladığı arazide öşür (onda bir), hayvanlar ile sulanan
arazide öşrün yarısı (yirmide bir) zekât vardır.3
d.
Deniz suyuyla abdest alabilir miyim? diye soran bir sahâbîsine
Allah Resûlü, dünya kadar fetvalara esas teşkil edecek şu mübarek
sözüyle karşılık verir: Onun suyu temiz, ölüsü de helâldir.4
b. Fiilî Sünnet
Rasûl-i Ekremin
(sav) davranışları ve hareketleriyle ortaya koyduğu sünnetdir ki,
bunlarla konulan hükümler, Kurânda sarihen zikredilmemiştir.
Meselâ; Kurân-ı Kerimde namaz emredilmiş olduğu ve bazı yerlerinde
rükû edin, secde edin gibi emirler bulunduğu; hattâ umumi bazı
vakitler zikredildiği hâlde, kesin olarak hangi vakitlerde ve kaç
defa namaz kılınacağı, namazın nasıl eda edileceği, onun farzları,
vacipleri ve nelerin namazı bozduğu açıklanmamıştır. Bütün bu
hususlarda, sünneti nazara veren Efendimiz (sav): Beni, nasıl namaz
kılıyor görüyorsanız, siz de öyle kılın.5 buyurarak, sünnetin
husûsî teşrîine işaret etmişlerdir. Efendimizin namazının önceki
ümmetlerin namazı gibi olduğu da asla söylenemez; kaldı ki, bu Yine,
menâsik-i hacc mevzuunda da Efendimiz, Haccın menasikini benden
alın.6 buyurmuşlardır. Yani, sünnet olmasaydı, nasıl, ne zaman, kaç
vakit, kaç rekât namaz kılacağımızı ve nasıl haccedeceğimizi
bilemeyecektik.
c.
Takrirî Sünnet
Resûlullah (sav),
ashâbında gördüğü bazı hoşuna gitmeyen davranışları usûlünce tenkid
buyururlardı. Meselâ minbere çıkar ve isim tasrih etmeden, Cemaate
ne oluyor ki, falan şöyle yapıyor?! diye ikaz ve tembihte
bulunurlardı. Bu arada, bazen de gördüğü davranışları menetmez ve
sükûtuyla onları tasvip buyururlardı ki, bu da sünnetin takrirî
kısmını teşkil etmektedir. Hadîs ve fıkıh kitaplarında bu kısmın
misalleri de çoktur.
|
|
|