|
Hayat bahçemizin
çiçekleridir dostlarımız.Onları gösterdiğimiz karşılıksız
sevgiyle besleriz.Bazen bu sevgi kendisini sıcak bir "merhaba"
ile gösterir.. bazen iyi bir dilek alış-verişiyle.. bazen bir
e-mail mesajıyla.. bazen de sevgi dolu bir sarılışla...
Bunların
dışında öyle bir yol daha var ki, bu yol hem sağlam ve sarsılmaz
dostlukların kapısını aralıyor,hem de hali hazırdaki dostlukları
perçinleştiriyor: Hediyeleşmek.
Evet
hediyeleşmek, insanları birbirine kenetleyen, kırgınlıkları
ortadan kaldıran,sevgiyi bağlarını kuvvetlendiren muhteşem bir
iksirdir.Bu sırrı,sevgi Peygamberimiz "Hediyeleşin ki,
birbirinize sevginiz artsın!" çağrısıyla dile getiriyor. Bu
çağrıya uyarak verilen bir hediye bazen bir insanın hidayetine
bile vesile olabiliyor.
Evet, pek çok hayırlara sebebiyet verebilecek bir potansiyel
gücü içinde barındıran bu güzel geleneğimize gerektiği ölçüde
önem verebiliyor muyuz sizce? İnsanlığın İftihar Tablosu
hediyeleşmenin insanlar arasındaki saygı ve dostluğu
geliştirdiğini, kıskançlık, bencillik ve cimrilik gibi kötü
duyguları giderdiğini ve rızkın genişlemesine vesile olduğunu
ifade ederek hediyeleşmeyi teşvik ediyor. (Muvatta,
Hüsnü'l-huluk,16;Müsned, II, 405; Tirmizi, Vela,6)
Biz de bu
geleneğimizi ekonomik krize rağmen devam ettirmeliyiz. Hediye
olarak verilen bir çiçek, kalem veya kitap karşı tarafta
hatırlanmanın ve değer verilmenin tarifi imkansız hazzını
yaşatacaktır.Bu hazdan bir hisse de hediyeyi veren kişi
alacaktır. Bu manada hediye hem alanı hem de vereni mutlu ediyor.
Allah
Rasulü, İbnü'l-Lutbiyye isminde bir sahabiyi zekat toplamakla
görevlendiriyor.Bu zat görevlendirildiği yere halkın zekatını
toplamak için gidiyor ve daha sonra bazı mallarla Efendimiz'in
yanına gelip, "Şunlar size aittir, bunlar da bana hediye olarak
verildi" diyor. Bunun üzerine Efendimiz, minbere çıkıp şunları
söylüyor: "Benim zekat toplamak için gönderdiğim bir memura ne
oluyor ki, "Şunlar sizin, şunlar da bana hediye edildi"
diyebiliyor.Dikkat edin, bu kişi evinde otursaydı kendisine
hediye verilir miydi?" (Buhari, Hibe, 17)
Allah
Resûlü'nün sorduğu bu sorunun cevabı açıktır. Elbette evinde
otursaydı kimse o sahabeye böyle bir hediye getirmezdi. Bu
ifadelerle Efendimiz, bu tür alınan hediyeleri yanlış bulduğunu
açıkça dile getirmiş oluyor.Hediyeleşmek Efendimiz'in teşvik
ettiği bir sünnetidir. Bu sünnete sarılarak hem sünnet sevabı
kazanmış oluruz hem de hediye verdiğimiz kişinin dostluğunu,
sevgisini ve duasını."Yarım elma, gönül alma" diyerek bu güzel
sünneti pratik hayatımıza yansıtarak, sevdiklerimize bir hediye
almayı unutmayalım olur mu?
Ali İhsan Er |