|
Sarıkla İslam
Sarığın İslam'ın bir şiarı (görüldüğünde İslâm'ı
hatırlatan bir işaret) olduğunu İslâm alimleri tescil etmişlerdir.
Resûlullah Efendimiz'in (sav) sarık sardığı ve sarıkla namaz
kıldırdığı sabittir. Ama sarık, namazın değil, İslam'ın şiarıdır.
Yani sadece namaza has bir kiyafet değildir. Namazda saranlar, başka
yerlerde saramadıklarından, hiç olmazsa bu şiarı namazda
gösterebilme düşüncelerinden ötürü bunu yapıyor
olmalıdırlar.28,117).
Meselâ İmam Suyutî, "sarık sarın, sizden önceki milletlere muhalefet
edin" hadisi ile, "size sarık yaraşır, çünkü o, meleklerin simasıdır"
hadisini buna şahit olarak zikreder (Suyuti, el-Leâli'1-masnu'a,
N/260). İbn Asâkir Tarih'inde İmam Malik'in "sarığın terki uygun
olmaz. Ben daha yüzümde tüy bitmemişken sarık sardım" (Münâvî, Feyz,
NV/225) dediğini nakleder.
Suyûtî, sadece siyah renkle alâkalı bir sadette ve tek bir yerde
Resûlullah (sav)'in ve sahabenin sarık giydiklerine dair elliye
yakın rivayet verir (Suyuti el-Havî, I/110-121). Yine Cebrâil'in
sarıklı olarak indiği, meleklerin sarıklı olarak yardıma geldikleri
hakkındaki rivayetler de sarığın bir şiar olduğunu gösterir.
Resûlullah'ın (sav) kendisini temsilen gönderdiği kimselere, bizzat
kendi eliyle sarık sarması şeklinde temsil etmenin istendiğine bir
delildir.
Münavi; "sarık peygamberlerin sünneti, nebilerin ve sâdâtın adetidir"
der. İbnü'l Arabî de, sarığın başın sünneti, peygamberlerin ve
sadâtın âdeti olduğunu söyler. Sarığın vazgeçilmez bir şiar
olduğundandır ki, Yahudiler ve Hıristiyanların da sarık giymeleri
halinde, onlara sarığı terk etmekle değil de rengini değişik
tutmakla muhalefet edilmesinin söylenmesidir.
Allâme M. Bahît bu konuda yazdığı müstakil bir risalede sarık
hakkındaki haber ve uygulamaları naklettikten ve İbn Ömer'in, "sarık
sünnet midir?" sorusuna "evet" cevabını verdiği aktardıktan sonra, "bütün
bunlardan anlaşılmış oldu ki, sarık giymek bir sünnettir; sarık
Müslümanların şiarıdır, Müslüman başkalarından onunla ayrılır"
hükmünü verir.
|